4 Kasım 2014

Teknolojinin Kadınları Etkinliği Sunumum

Geçtiğimiz günlerde Kadın Yazılımcı topluluğu ile birlikte İstanbul Hackerspace'de Ada Lovelace Day ve Grace Hopper Celebration'ı Türkiye'de de kutlamak için bir etkinlik düzenledik, bu etkinlik için ben de bir sunum hazırladım.

Etkinlik ile ilgili Cansu Uludağ'ın değerlendirme yazısı hayli kapsamlı olmuş, okumanızı tavsiye ederim. Hem vesileyle benim bu blog yazısında (zaman sıkıntısından) bahsedemediğim diğer arkadaşlarımın şahane sunumlarını da okumuş olursunuz.

Bu blog yazısında, yoğunluktan ertelediğim bir işi yapmaya hazırlanıyorum. Etkinlikte yaptığım, hazırladığım sunumu paylaşıyorum. 

 Dünyada yazılım, bilişim ve teknoloji alanında kadınları teşvik etme amacıyla düzenlenen etkinlikler, programlar ve bu konuda kadınlara fon ayıran vakıflar hakkında bilgi verdiğim sunumuma buradan ulaşabilirsiniz.

Çoğunlukla kadınların yer aldığı özgür yazılım, açık kaynak projeleri, organizasyonlarının yer aldığı (içerisinde yer almamla bildiğim, takip ettiklerim nedeniyle) bu sunumu peyderpey de olsa güncellemek yapılacaklar listeme girdi bile! :)
                    

17 Eylül 2014

Internet Ungovernance Forum (ungovForum) ve FSFE

Geçtiğimiz günlerde Internet Ungovernance Forum (ungovForum) gibi çok önemli bir etkinlik Alternatif Bilişim Derneği başta olmak üzere tüm gönüllülerin katkılarıyla İstanbul'da düzenlendi.

Internet Ungovernance Forum, sitesinde yazdığı gibi açık, güvenli ve özgür bir internet isteyenlerin buluşma noktası oldu. Hem de dünyanın dört bir köşesinden gelmiş olan aktivistin buluşma noktasıydı!

IGF varken neden ungovForum ortaya çıktı, etkinlikte neler oldu gibi soruları değerli arkadaşım Işık Mater'in yazısından okumanızı tavsiye ederim. Zira ben yazının genelinde benim için değerli birkaç anı ve ziyaretçilere özgür yazılımdan bahsettiğimiz Free Software Foundation Europe (FSFE) standından bahsedeceğim.

Işık Mater'in gözlemleri ile UngovForum daha da tamamlayıcı olacaktır.

Etkinlik benim için 4 Eylül Perşembe gecesi UngovParty ile başladı. Parti sırasında Aral Balkan ile tanışma fırsatım olmasının yanı sıra Jacob Appelbaum'a Şifrepunk kitabımı imzalatma fırsatım da oldu. :)

Jacob Appelbaum, imzaladığı kitabım ve ben \o/

9 Aralık 2013

Berlin ve Avrupa Özgür Yazılım Vakfı Maceram

Geçtiğimiz hafta Avrupa Özgür Yazılım Vakfı'nın (Free Software Foundation Europe-FSFE) daveti ile Document Freedom Day kampanyası için düzenlenen uluslararası toplantıya katılmak için gittiğim Berlin'de hayatımın en güzel beş gününü geçirdim.


Document Freedom Day (Belge Özgürlüğü Günü), açık standartlar ve açık belge biçimleri konusunda kullanıcıları bilinçlendirerek belgelerimizi özgür kılmak amacıyla 2008 yılından beri her mart ayının son Çarşamba günü kutlanan özel bir gün. Tek günlük bir kutlama olmaktan ziyade uzun soluklu bir kampanyanın sadece bir parçası.

2012 senesinden beri bu özel günün Türkiye'de de kutlanması ve daha fazla kişiye yayılması için heyecanlı bir şekilde FSFE ekibi ile çalışmam diğer özgür yazılım kampanyaları ile de devam etmişti.

Birkaç ay önce Avrupa Özgür Yazılım Vakfı'ndan bir e-posta aldım. FSFE masraflarımı karşılayacaklarını belirtip, Berlin'deki DFD toplantısına katılmamdan mutluluk duyacaklarını iletmişlerdi.

Vize alma süreci, henüz işe başlayalı 5. ayımda oluşum, hafta içi 4 gün izin almam gerekliliği gibi endişelerim bir bir ortadan kalktı ve kendimi bir anda Berlin'de buldum.


Lucile benim havalimanından karşıladığında yol boyunca o kadar keyifli sohbet ettik ki kalacağım yere eşyalarımı bırakmadan önce FSFE ofisini görmek isteyip istemediğimi sordu. Elimde hediye dolu bavulum ile FSFE ofisine gittim.

Bir yıla yakın süredir birlikte çalıştığım, yazıştığım kişilerin sıcak karşılaması o kadar güzeldi ki kendimi bulunduğum şehirde de, ofiste de bir saniye bile yabancı hissetmemiştim.



FSFE ofisinin yan odasında duran KDE Vakfı'nı da görebilme imkanım ise mükemmel bir sürpriz olmuştu!


Lucile'in daveti ile geldiğim akşam kendimi Swing dans dersinde bulmuştum. O kadar keyifli duruyor ki izlemesi! Mezun olmadan önce "İstanbul'a bir taşınayım kesin Lindy Hop dansı için ders alacağım" deyişlerimi hatırladım bir an. Hâlâ bu dediğimi yapmamış olduğum için kendime kızdım.


Dans sonrası Lucile ve erkek arkadaşı Stefan ile yemek yiyerek, özgür yazılımdan hayatın her alanına farklı konulardan konuştuğumuz benim için çok değerli bir sohbet gerçekleştirdik.


Lucile FSFE'de intern olarak çalışıp, bir sürü kampanya için yoğun olarak katkı verip, muhteşem işler çıkartıyor. Stefan ise Apache Subversion ve OpenBSD için yazılım geliştirici olarak çalışıyor.

IT'de iş analisti olarak çalıştığımı ve yaptığım işleri öğrenen Stefan  bana Outreach Program for Women'dan bana uygun olabilecek bazı projeler olduğunu belirtip, bunlara göz atmamı önerdi. Kendisinin de bir dönem mentor olduğundan bahsetti.

Berlin'deki ilk gecem, Stefan'ın her akşam köşede Türk mezeleri satan dükkandan "Kısır" alarak evine gittiğini öğrenmem ile bitti. Lucile bu fotoğraf için verdiği poz şahane, değil mi? :)


Ertesi gün Document Freedom Day (DFD) için toplantımız başlamıştı. Sabahtan akşama yoğun bir şekilde DFD için bu sene dünyada yapılabilecekler, bütçe hesaplamaları, yerel etkinlik aktiviteleri, yeni web sitesinin demosu ve tartışılması, kimlerin nasıl görev alacağı ile ilgili konuşmalar sabahtan akşama sürmüştü. Bu arada toplantı sırasında Lucile'in blog yazısında okuyabileceğimiz tekniği kullandık aralarda. Zamanı yönetmek adına süper oldu!

Hediye dolu bavul içinde uzun zamandır yazıştığım, görüştüğüm arkadaşların hediyelerinin yanı sıra bir de Türk Lokumu bulunuyordu.



Fotoğrafımızda da görüldüğü üzere Avrupa Özgür Yazılım Vakfı'nda Türk Lokumu yendi. Evet bunu yaptım! :)  Türk kahvesi ile ilgili anılar için okumaya devam ediniz.

 Toplantının ilk gününün akşamı hep birlikte ofise yakın bir yerde yemek yiyerek, Almanya'ya özgü pek şahane şeyleri içtikten sonra (kaldığım süre o kadar çok o güzel şeylerden içtim ki, burada özlem içerisindeyim onlara) Lucile'in daveti ile düzenlenecek Cryptoparty ön toplantısı için Lucile'in evine gittik. Ben her ne kadar inanılmaz yorgun olduğum için erken kalmak zorunda kalsam da Berlin'de bulunduğum her anın dolu dolu geçtiğine şimdi bir kez daha emin oluyorum.


Fotoğrafta gördüğünüz pengueni Berlin'de görmem ve almam arasındaki düşünme payı tahmin edildiği üzere inanılmaz kısa sürdü. :)

Toplantının ikinci günündeki sunumlardan biri Türkiye'deki Belge Özgürlüğü Günü çalışmaları hakkındaydı. 30-40 dakika boyunca Türkiye'de 2012 yılında bir labda pasta keserek başlayan etkinlik sürecinin, ikinci senesinde nasıl da büyüdüğünü, bu sene ülkemizde açık standartlar için neler yapılabileceğini anlattım, konuştuk, tartıştık..

 Toplantı sırasında birçok not aldık. Belge Özgürlüğü Günü ve Türkiye içerikli yazımı sonraya saklıyorum. Bu muhtemelen daha çok madde içeren bir yazı olacak.
Lucile Falgueyrac toplantı ile ilgili bir blog yazısı: DFD international meeting, Nov 2014


Anna da İngiltere'de müthiş bir şekilde özgür yazılım kampanyaları için çabalayan diğer bir kadın arkadaşımız. Ne güzel ki toplantımızda kadın yoğunluğu hiç de küçümsenecek kadar çoktu!

Berlin'deki dördüncü günüm toplantıların da bitmesi ile tamamen boştum. Şanslıyım ki kaldığım süre boyunca herkes kendimi başka bir ülkede yalnız hissetmemem için bulunduğum her dakika, her saat farklı tekliflerle gelmişti.

Dördüncü günün sabahı erkek kardeşimin siparişlerini toplamak ile geçti. Hediye dolu gelen bavul, giderken de aynı şekilde doluydu.

           

Öğlen ise buluşup, birlikte yemeğe çıktık.


Yemeğin ardından Sam'e "Türk kahvesi nasıl yapılır?" şeklinde hızlandırılmış bir ders verdim.



Sam, Türk Lokumu getireceğimi duyduğunda; yoğun tatları, kahveler ile içmekten mutlu olduğunu söylemişti. "Türk kahvesi ve Türk lokumu ayrı olmaz zaten" diyerek buradan fincan takımı, kahve, cezve vs hediye almıştım ona da.

FSFE kampanya yöneticisi arkadaşımız Sam hızlı bir şekilde kahve nasıl yapılır öğrendi. Şahane de kahve pişirdi!


Yemek, kahve merasimin ardından çok merak ettiğim Computer Spiele Museum'e gidip, bilgisayar oyunları müzesi nasıl olurmuş diyerek Matti ve Paul ile zaman geçirdik. Berlin'e yolunuz düşerse muhakkak buraya da uğrayın.

 

Gece ise Erik ile buluştuk ve Punk Rock konserine ve çıkışta bir ev partisine gittik. Çok değişik ama bir o kadar da eğlenceli bir gece oldu benim için. 


"Son gece nasılsa, uyumasak da olur" diye Erik ile sabaha karşı 5'e kadar gezerken iş arkadaşlarıma getirmek için uygun çikolata arama maceramız ise unutamayacaklarımdan oldu.

Tabii aşağıdaki kareler de..



 

20 Eylül 2013

2013 Yazılım Özgürlüğü Günü'nü birlikte kutlayalım!


Yazılım Özgürlüğü Günü, 21 Eylül 2013 Cumartesi (evet bu Cumartesi) dünyanın birçok yerinde farklı farklı etkinlikler gerçekleştirilerek kutlanacak, her yıl da kutlanan özel bir gün. 

Bu güzel günü kutlayan topluluk, grupların yer aldığı haritaya bu sene 4 şehirden 5 etkinlik ile Türkiye'yi de dahil ettik. Tıpkı geçen sene olduğu gibi!

Ankara, Denizli, İzmir ve İstanbul'da toplam 5 etkinliğe sahibiz!

Siz de etkinliklerden birine katılmak isterseniz ya da duyurusunu yaparak destek olmak isterseniz diyerek bağlantıları ekliyorum.

Haydi Yazılım Özgürlüğü Günü'nü birlikte kutlayalım! :)

Etkinliklerimizin Listesi: http://yazilimozgurlugugunu.org.tr/2013/yog-2013/
Dünya Listesinde: http://wiki.softwarefreedomday.org/2013/Turkey/

Posta Grubu: https://groups.google.com/forum/#!forum/yazilimozgurlugu
Facebook: https://www.facebook.com/yazilimozgurlugugunu
Twitter: https://twitter.com/yazilimozgurgun

Uluslararası Web Sitesi: http://www.softwarefreedomday.org/
Türkiye Web Sitesi: http://yazilimozgurlugugunu.org.tr/2013/




Yazılım Özgürlüğü Günü'nün geçen sene olduğu gibi bu sene de Türkiye'de kutlanmasını isteyen özgür yazılım sevdalıları olarak birlikte hareket edip, iletişimi sağlamak, bir şeyler düzenlemek için posta grubu üzerinden iletişimi sürdürdük ve bir şeyler çıkardık.

Elbette ki bu etkinlikler, gönüllü çalışmaların, çabaların sonucunda ortaya çıkan etkinlikler. Bu nedenle eksikler, yetişmeyen durumlar vs oldu. (Misal web sitemiz hâlâ tasarımcımızın el atmasını bekliyor. Ya da daha erken kayıt olsak yurtdışından da şahane promosyonlarımız olacaktı)

Ama olsun! Farklı farklı şehirlerden insanların çabalarıyla çıkıyor bir şeyler. "Bu konuda Türkiye'de hiçbir şey olmamasından iyidir" diyerek hayatlarımızdan zaman ayırıp bu kampanya için çalışmak, o süreçte biz gönüllülerin birbirlerine destek olması beni inanılmaz mutlu etti, ediyor.

13 Ağustos 2013

Kadınlar Makinesi (1.Etkinlik GNU/Linux)

Ada Lovelace’ın yolundan giden kadınların katılımının teşvik edileceği “Kadınlar Makinesi” etkinliklerinin ilki GNU/Linux temasıyla 15 Ağustos 2013 Perşembe akşamı 19:30′da İstanbul HackerSpace’de başlıyor.

Etkinliğe bilgisayar ile katılmak sizin için avantajlı olacaktır.
Etkinlik Tarihi: 15 Ağustos 2013, 19:30
Konuşmacılar: Nermin Canik, İlden Dirini
Etkinlik Kontenjanı: 25 kişi

Kayıt için root@istanbulhs.org adresine e-posta atmanız gerekmektedir.
Adres: Eğitim Mah. Ömerbey Sok. Keskin Hancı İş Merkezi No.19/B 34722 Kadıköy/İstanbul
Tarif: Kadıköy evlendirme dairesinin önündeki ışıklardan karşıya geçip, dereyi sol tarafınıza alarak yürüyün. Sağ tarafınızda İş merkezleri, büyük binalar bulunacak. Yolu bitirdiğinizde MNG Kargo göreceksiniz. Onun önünden sağa girin. Sonra da ilk sola girin. Çıkmaz sokağın en sonundayız.

Kaynak: http://istanbulhs.org/kadinlar-makinesi/                              

24 Haziran 2013

FSFE'den Başbakan Erdoğan'a Açık Mektup

Geçtiğimiz hafta Avrupa Özgür Yazılım Vakfı'ndan e-posta aldık. FSFE (Free Software Foundation Europe), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a açık bir mektup yazdıklarını ve bunu Türkçe'ye çevirmek için bizlerden yardım istediklerini iletti.

FSFE'den yazışmaları yürüttüğümüz, Belge Özgürlüğü Günü zamanında tanıştığım Lucile çok doğru bir zamanlama olmadığının farkında olduklarını söyledi; fakat gelecek nesillerin çeşitli özgürlüklerinin de ellerinden alınması konusunda endişeli olduklarını, milyar dolarların konuşulduğu anlaşmalar konusunda geç kalmaktan korktuklar için bu dönemde sürece dahil olmak istediklerini ve bir mektup yazdıklarını iletti.

Ardından hızlı bir şekilde T. Emre Kalaycı açık mektubun Türkçe'ye çevirisini gerçekleştirdi. Volkan Evrin de çeşitli düzeltmelerini yollayarak çeviriye dahil oldu.

Şu an FSFE'nin sitesinde Erdoğan'a açık bir mektup yer alıyor. Başbakanlığın e-posta ve adres bilgisi konusunda da bizlerden yardım isteyen FSFE bu konuda sürece dahil olmak, bir şeyler yapmak konusunda epey istekli.

FSFE'nin bizlerden beklentisi de olabildiğine fazla kişiyi süreçten haberdar etmek ve kamuoyunda bir farkındalık yaratmak.

Bu mektubu sosyal paylaşım ağlarında, e-posta listelerinde paylaşarak, eğer imkanınız varsa basında/haber sitelerinde bu konu ile ilgili bir haber çıkartarak katkı vermek hiç de zor değil...

FSFE'den Açık Mektup: Başbakan Erdoğan'a Açık Mektup: 5 Milyar Dolarlık Yatırımı Dijital Özgürlük İçin Yapın!

(bilimsoL ekibine çıkardıkları haber için sonsuz teşekkürler!)

20 Mart 2013

Belge Özgürlüğü Günü (2013) Çalışmalarımızın Özeti

Belge Özgürlüğü Günü, sitemizin bazı bölümlerinde de bahsedildiği üzere uzun soluklu bir kampanyanın sadece bir kısmı. Yani açık standartlar, belgelerimizin özgürleştirilmesi çalışmaları tek bir günde geçiştireceğimiz şeyler değil. Yine de güzel çalışmaları, özel günler ile kutlamak hem çalışmaları daha fazla kişiye duyurmak için hem de gönüllü insanların yalnız olmadıklarını görmeleri açısından güzel oluyor. 

 Bu nedenlerle bizler de gönüllüler olarak bu işlere girişelim, bu özel günün Türkiye'de daha çok bilinmesine olanak tanıyalım dedik. Şu ana kadar olan süreçte neler yaptığımızı maddeler halinde yazayım, sonraki çalışmalara da referans niteliğinde olur belki.  

Şimdiye kadar neler yaptık?   

Forum Altında Alan Oluşturulması:  
İlk önce Zeki Bildirici'ye Belge Özgürlüğü Günü'nün Türkiye'de bilinmesi adına işe girişmek konusunda bir danışma postası attım. Zeki Bildirici'nin de çalışmalara sıcak bakması ve onun tavsiyesi ile LibreOffice Türkiye Forumu'nun altında bir alan yarattık. ("Neden bir posta grubu oluşturmayı değil de LibreOffice'in Türkiye kullanıcılarının çatısının altında buluşmayı, forumunda yazışmayı tercih ettik?" dersek burada uzun uzun açıkladım.) 

 Çalışma Duyuruları:  
Ardından LibreOffice Türkiye Kullanıcıları Topluluğu'nun posta listesi ve sosyal paylaşım hesapları başta olmak üzere internet üzerinden hafiften duyurulara başladık ve çalışmalara katılmaya niyetli olan gönüllülere seslendik. 

Sunum Çalışmaları:  
Bir sunum hazırladım. Sunumu hazırlamam konusunda  Tahir Emre Kalaycı bolca yardım etti. Sunumun bazı yerlerinde metinleri kısa tutmaktan uzak kaldıysak da insanların dinleyici olmadan, internet üzerinden bir okuyucu olarak faydalanabilmesini düşündüğümüzden sanırım. Bu arada sunum ve broşürü kullanmak isteyen insanlar özgürce değişiklikler yaparak paylaşabilmeleri, kullanabilmeleri amacıylar sitemizde .odp ve .odt halleri ile de var. 

Broşür Çalışmaları: 
Bir broşür hazırladım. İzlem Gözükeleş, Tahir Emre Kalaycı'nın önerileri, Zeki Bildirici'nin geri bildirimleri ile hazırlanan bu broşürü dünyanın farklı yerlerindeki insanlar da kullanabilsin diye FSFE'ye yollamamız için Özgü Soyukibar da İngilizce'ye çevirdi.  

Banner ve Poster Çalışmaları: 
Banner ve posterler DFD'nin sitesinde vardı elbet; ama elimizin altında Türkçe halleri de olsun dedik. Osman Ünalan banner ve posterlerin Türkçe hallerini hazırladı.  

DFD Web Sitesi Çeviri Çalışmaları: 
Uluslararası kampanyanın, Document Freedom Day sitesinin Türkçe'ye çevrilmesi konusunda çalışmalara başladık. Can Karaimer ve Özgü Soyukibar çevirisi daha önce hiç yapılmamış sayfaları ve bu sene birçok ekleme yapılarak güncellenmesi gereken bir sayfayı Türkçe'ye çevirdi. Merve Gültekin de çeviri çalışmalarına başladı. Çevirisini yaptığı ilk sayfayı FSFE'ye ilettik. Tabii çeviri çalışmalarına devam ediyoruz. Kısa çeviriler yaparak destek olmak isterseniz işleyişi burada açıkladık.  

Alan Adının Alımı ve Web Sitesinin Kurulumu:  
İnternet sitemizin alan adının alımı konusunda başta Volkan Evrin olmak üzere LKD'den hem sitenin barındırılması hem de org.tr alımının resmi işlemleri konusunda yardım aldık. Birçok insan "org.tr" alımı çok uzun bir süreç olabilir dese de şansımız yaver gitti çok kısa bir süre içinde alan adımızı aldık. Zeki Bildirici de hemen site için Wordpress kurulum işlerine girişti. 

 Web Sitesi İçerik Girişi: 
Ardından bizler de hızlıca içerik girdik. Bilim ve Gelecek dergisinin Mart ayında çıkan 109. sayısında Belge Özgürlüğü Günü'nün 4 sayfa ile yer almasına imkan veren İzlem Gözükeleş yazısını yayımlamamız için bizlere izin verdi.  Açık Standartlar: İlkeler ve Pratik adlı çeviri çalışmasını paylaşmamız için Tahir Emre Kalaycı'dan da izin aldık.  

Web Sitesi Tasarım: 
Sitenin tasarımı konusunda Umuthan Uyan yardımcı olacağını belirterek çok hızlı bir sürede işe koyuldu. Elinin de hızlı olması sayesinde sitenin tasarımı hızlıca tamamlandı. Tasarım konusunda Avrupa Özgür Yazılım Vakfı (FSFEhayranlıklarını ve güzel geri bildirimlerini hem e-posta ile bizlerle hem de Twitter üzerinden takipçileri ile paylaştı.  


FSFE ve DFD ile İletişim:  
Tüm bu çalışmalar sırasında Avrupa Özgür Yazılım Vakfı (FSFE) ve DFD ekibi ile de iletişimi gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. Güncel durumlar konusunda birbirimizi haberdar ettik, ediyoruz. 

 Belge Özgürlüğü Günü tek bir kişiye, tek bir topluluğa, tek bir dernek ya da tek bir vakıfa ait bir etkinlik değil.  İsteyen, gönüllü olan tüm bireylerin, topluluklarının, derneklerinin, vakıfların birlikte çalışması ile gerçekleştirilen bir etkinlik. Şu ana kadar gerçekleştirilmiş ve yukarıda yazdığımız çalışmalar bir birlikteliğin ürünü olduğunu gösteriyor. 

"Etkinlikler Düzenlenmesi" ve "Belge Özgürlüğü Günü Duyuruları" için neler yaptığımıza dair bir yazıyı önümüzdeki günlerde yazacak gibi duruyoruz. Yine de gönüllüler bunun için de çalışıyor, güzel şeyler de planlıyor diyebiliriz. 

27 Mart'a az kaldı. Peki ya siz, duyurular konusunda yardımcı olmak, bu çalışmalara destek olmak ister misiniz?

Belge Özgürlüğü Günü (Türkiye)
Twitter: twitter.com/belgeozgurlugu 
Facebookwww.facebook.com/belgeozgurlugu  
identi.ca: identi.ca/group/belgeozgurlugu

13 Mart 2013

Belge Özgürlüğü Günü (2013) Türkiye

Belge Özgürlüğü Günü, açık standartlar ve açık belge biçimleri  konularında kullanıcıları bilinçlendirerek, belgeleri özgür kılmak  amacıyla 2008 yılından beri her Mart ayının son Çarşamba günü kutlanan evrensel bir gün. Bu özel gün, Avrupa Özgür Yazılım Vakfı’nın (FSFE) öncülüğünde, dünyanın birçok yerinde, gönüllülerin destekleriyle yürütülen bir kampanya niteliğinde.


Bu sene biz de Türkiye’deki gönüllüler olarak, Belge Özgürlüğü Günü ve açık standartlar konusunda yürütülen bu kampanyaya destek olmak için çalışmaya başladık. Kısa zamanda Türkçe broşür, sunum, banner, afişler hazırladık, yakın zamanda tasarımı da yapılacak olan bir web sitesi oluşturduk, etkinliğin uluslararası web sitesinin bazı sayfalarını Türkçe'ye çevirdik (dahası da çevirilecek). DFD ve FSFE ekibi ile de iletişimi sürdürerek yapılacaklara devam ediyoruz.


Siz de bu kampanyaya destek olmak isterseniz, buradaki sunumu incelemenizi tavsiye ederiz. 

Bu sunumu diğer insanlara paylaşarak çalışmalara çok da güzel bir şekilde destek olabilirsiniz. Sizden en büyük ricamız belki de bu çalışmaların,  kampanyanın duyurulması konusunda yardımcı olmanız olacaktır. Belge Özgürlüğü Günü, gönüllü olmak isteyen herkesin katkılarıyla Türkiye'de kutlanacaktır.

Ayrıca İzlem Gözükeleş’in Bilim ve Gelecek dergisinin 109. sayısında yer alan yazısını da okuyarak Belge Özgürlüğü Günü ve bu konular hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. 

Belge Özgürlüğü Günü (Türkiye)
Web Sitesi:
belgeozgurlugu.org.tr/

Twitter
: twitter.com/belgeozgurlugu
Forum:
 
tinyurl.com/dfd2013calismalari

identi.ca: 
identi.ca/group/belgeozgurlugu

Document Freedom Day (Uluslararası) 
Web Sitesi: 
www.documentfreedom.org/
Twitter: 
twitter.com/documentfreedom
identi.ca:
 
identi.ca/documentfreedom

                      

14 Şubat 2013

FSFE ile 14 Şubat "#ilovefs day 2013"

FSFE (Avrupa Özgür Yazılım Vakfı) 14 Şubat için pek ilginç bir kampanyaya girişmiş.

 İnsanların özgür yazılıma duydukları sevgilerini ilan edebilecekleri, daha doğrusu özgür yazılımı neden sevdiklerini paylaşmalarını sağlayarak daha çok kişiye ulaşabilecekleri, dünyada özgür yazılıma katkı veren bireylere teşekkürlerini iletebilecekleri, farklı yollarla FSFE ve özgür yazılımı destekleyecekleri bir gün haline getirmiş bugünü ve "I love Free Software Day" ilan etmiş 14 Şubatı.

Eğer kampanyaya destek olmak istiyorsanız ya da merak ediyorsanız, yapılabileceklerden  burada bahsedilmiş.

FSF ve FSFE yaptıkları çalışmalarla ve özgür yazılım hareketinde duruşlarını hiçbir koşulda bozmadan yürüttükleri kampanyalarla (misal) mezuniyetim sonrası maddi olarak da desteklemeyi çok istediğim iki vakıf.

Aslına bakarsak FSFE'nin sitesinin bugün için yapılmış tasarımını görünce yine de biraz şaşırdım. :)



Vakti ile bir yazımda şöyle demişim: "Özgür yazılım ile tanıştığımdan beri hayata bakış açımın epey değiştiğini düşünürüm. Stallman, işin yazılımda özgürlük kısmına daha çok yer verse de, özgürlük, bağımlılık kavramlarını bana epey sorgulatarak kişiliğimde de büyük değişikliklere yol açmıştı."

Bu düşüncelerimde bir değişiklik olmadığından FSFE'nin benim için özel bir gün haline getirdiği bugünü pek güzel bir şekilde kutlamaya giriştim ben.

Kampanyada söylendiği gibi #ilovefs etiketi ile de kutlamamın fotoğrafını FSFE ile de (@fsfe) paylaştım. Bakınız! :)


Not: Fotoğrafın içerisinde yer alan benim Stallman Amca'ya imzalatma şansı bulduğum için kendimi pek şanslı hissettiğim kitaba (Özgür Yazılım, Özgür Toplum: Richard M. Stallman’ın Seçme Yazıları) şuradan ulaşabilirsiniz.

4 Şubat 2013

İzmir Güncesi (4)- Oyun ve Oyuncak Müzesi

"Lisansın son senesi belki de İzmir'deki son senem..." diye hissetmeye başladığımdan İzmir'de yapılacaklar listesini evvelden tamamlamaya karar verdim.

Kendime uzun zaman sonra verdiğim soluklanma zamanı olan dün, Bornova'da şahane bir kahvaltı ve Alsancak'ta şahane bir gece arasında kalan zamanda "Oyun ve Oyuncak Müzesi"ne gitmeye karar verdim. :)


Konak'a metro ile gelip, Varyant tarafındaki çıkışından yola koyuldum. Aslında 5 dakikada gidilebilecek kestirme yol yerine 10-15 dakika sürecek ama bol bol deniz manzarası görülebilecek yolu tercih ettim.


13 Aralık 2012

Penguen Pastanesi

Bundan yaklaşık 2 ay önce bitirme ödevim ile ilgili durumlar için (ve tabii sevdiğim insanlarla görüşmek için) yolum Ankara'ya düşmüştü. 2 günlük Ankara maceramın ilk gününde dolmuştan iner inmez karşımda Gnu/Linux'un Tux simgesinin olduğu Penguen Pastanesi'ni görmem de pek bir manidar olmuştu. :)


Tux'u alıp logosu yapıveren tek işletme burası değildi elbette. Misal 2,5 ay süren İstanbul serüvenimde de bir gün Bahçelievler'e yolum düştüğünde Penguen Döner ve Ev Yemekleri beni karşılamıştı.



   
Penguen Pastanesi'ni uzun zaman önce Ekşi Sözlük'e yazılanlardan bildiğimden "Bugün kahvaltım için poğaçalarımı buradan alır, gideceğim şirkete öyle geçerim" diyerek pastaneye girdim. Ki asıl hikayem burada heyecan kazanıverdi.

Poğaçalarımı sipariş ettikten sonra dayanamayıp orada çalışan amcamıza "Pastanenin adı da pek güzelmiş, logosunu bulmanız da ilginç olmuştur sanırım" diyerek konuyu açmaya çalıştım. Birçok arkadaşım "Utanmadınız mı Tux logosunu kopyalamaya?" diye sorsaydın asıl dese de ben daha ılımlı bir şekilde yaklaşmaya çabaladım.

Pastane çalışanı "Burası 60 yıllık müessese, adı da o zamanlardan geliyor" dediğinde epey bir gülümsedim. :)

Aslında İzmir'den geldiğimi, internette önceden burayı gördüğümden, merakımdan buraya uğradığımı söylediğimde çalışan amcamız "Öyle mi? Burası internette varmış demek" dediğinde öyle mutlu gözüküyordu ki ona internette nasıl var olduğunu anlatmaya çekiniverdim


Amca bana şöyle bir baktıktan sonra Turing Bilişim Buluşması için gittiğim zamanlarda Şirince'den aldığım penguenli kolyeme gözü takılıp "Siz penguenleri yakından takip ediyorsunuz galiba" dedi :)








Ben de ona logo olarak kullandıkları Tux'un aslında neyi simgelediğini Gnu/Linux'u, özgür yazılımı ayaküstü bir özetleyiverdim. Burasının neden benim ilgimi çektiğini de, penguenli kolye, penguenli yüzük takmaktan neden hoşlandığımı da anlatıverdim. :)




Tüm bu konuşmalardan sonra hesabı ödeme girişimimde, Penguen Pastanesi para almamak için epey bir ısrar etti. Onlara zaten yarın İzmir'e döneceğimi, bir daha buraya uğramamın yakın zamanda pek mümkün olmadığını aktarmaya çalışsam da para almamak için takındıkları ısrarcı tutumda pek de değişiklik olmadı.

Bir kutu meyve suyu getirip "Bu da bizden olsun" dediklerinde Penguen Pastanesi'nin özgür yazılım sevdalılarını maddi, manevi destekleyen bir pastane olduğuna kanaat getirip, keşke Yazılım Özgürlüğü Günü Ankara'da burada da bir kahvaltı organizasyonu olsaymış dedim.

12 Eylül 2012

Yazılım Özgürlüğü Günü'nü Birlikte Kutlayalım!

Uzun zamandır durmadan büyük bir heyecanla çalıştığım, özgür yazılım sevdalıları olarak hep birlikte çalıştığımız Yazılım Özgürlüğü Günü'ne çok az bir zaman kaldı...

15 Eylül 2012 Cumartesi bu özel günü hep birlikte kutlayacağız. Ben de İstanbul kutlamalarında olacağım! :)

İşe başlarken, insanlara birçok yerden çağrıda bulunurken güzel bir etkinlik olacağını biliyordum ama benim tahminimden daha da güzel gelişti her şey.

Dünya çapında kutlanan Yazılım Özgürlüğü Günü'nü, bu sene Türkiye'de de kutlayarak, dünya haritasına tam 4 şehir ile ülkemizi de dahil ettik!

Tabii posta grubumuzdan takip edip, görebileceğiniz üzere çalışmalar hâlâ devam etmekte..

O vakit etkinlik ile ilgili davet çağrısını bir de buradan paylaşıyor, tüm özgür yazılım sevdalıları, meraklarını bu özel günü birlikte kutlamaya davet ediyorum. :)

                   Yazılım Özgürlüğü Günü Çağrısı

Her yıl Eylül ayının üçüncü cumartesi kutlanan Yazılım Özgürlüğü Günü, bu sene 73 ülke ile birlikte Türkiye'de de kutlanıyor.

Google, Canonical Ubuntu, Joomla ve Özgür Yazılım Vakfı gibi sponsorların da destek vermesi ile dünyanın birçok yerinde kutlanan bu etkinlik, 15 Eylül 2012 Cumartesi  tarihinde Ankara, Çanakkale, İstanbul ve İzmir'de düzenlenen farklı kutlamalar ile bu sene Türkiye'de de kutlanmaya başlanacak.

Türkiye'deki özgür yazılım sevdalısı bireylerin yanı sıra; Alternatif Bilişim Derneği, Ankara Barosu Bilişim Kulubü, Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO), Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), İnternet Teknolojileri Derneği (INETD), İstanbul Python Kullanıcıları Grubu, Jstanbul,  Linux Kullanıcıları Derneği (LKD), Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD), Türkiye PHP Grubu gibi grup, kulüp ve derneklerin yanı sıra Bahçeşehir, Bilkent,  Çanakkale, Ege, İstanbul Teknik ve Sakarya Üniversitesi'ndeki bilişim/internet/özgür yazılım kulüp ve toplulukları da destekleyerek, gerçekleşecek etkinliklere katkı veriyor.

Etkinliklerin yer, zaman ve içerikleri hakkında aşağıda yer alan bağlantılardan daha detaylı bilgi alabilirsiniz:

Uluslararası Web Sitesihttp://www.softwarefreedomday.org/


23 Ağustos 2012

Yazılım Özgürlüğü Günü (2012) Çalışmaları

 Yazılım Özgürlüğü Günü, 15 Eylül 2012 tarihinde dünyanın birçok yerinde farklı farklı etkinlikler gerçekleştirilerek kutlanacak, her yıl da kutlanan özel bir gün. Bu güzel günü kutlayan topluluk, grupların yer aldığı ülkeler haritada çoktan yerini almış bile.

Yazılım Özgürlüğü Günü'nün bu sene Türkiye'de de kutlanmasını isteyen özgür yazılım sevdalıları olarak birlikte hareket edip, iletişimi sağlamak, bir şeyler düzenlemek için bir posta grubu oluşturduk.

Aslında bu yazdıklarım da tüm özgür yazılım sevdalılarına bir davet niteliğinde..


Şimdilik posta grubunda Bilkent, Ege, İstanbul Teknik ve Sakarya Üniversitesi'nden özgür yazılım toplulukları, bunun dışında özgür yazılım sevdalısı olan bireyler olarak varız.
Tabii daha da kalabalık olmak şu sıralar en büyük isteğimiz!

Bu güzel günün yaşadığınız şehirde de kutlanmasını istiyorsanız "Ama imkan olmaz ki..." diyorsanız emin olun hiç de öyle büyük seminer salonlarına filan gerek yok. Onlar da olsa ne güzel olur; ama bu güzel günü kutlamak için farklı farklı alternatifler mevcut.

O vakit tüm özgür yazılım sevdalılarını, en azından yazılanları okumaları, süreci takip etmeleri ve geribildirimleri ile bizlere destek vermeleri için posta grubuna bekliyoruz.

 Yazılım Özgürlüğü Günü (2012) Çalışmaları- Posta Grubu

 Yazılım Özgürlüğü Günü (2012) Çalışmaları- Facebook Grubu

22 Ağustos 2012

PostgreSQL'e Genel Bakış (Sunum)

PostgreSQL öğrenerek geçirdiğim yaz stajımda bir sunum hazırladım. Postgres'in çıkışı, topluluk yapısı, kimlerden oluştuğu, ne tür iletişim kanalları olduğu vs genel başlıklar oldu.

Lakin beni en çok heyecanlandıran durum "PostgreSQL'i hangi kurum, şirketler tercih etmiştir?" sorusuna yanıt aramaktı. Zira PostgreSQL öğreneceğimi duyan bazı kimseler (birkaç yıllık mühendisler de dahildir bu kimselere) piyasada işe yaramayacak şeyler ile meşgul olmamam gerektiğini öğütlediler!

Özgür yazılımla uğraşan kimselerin, önyargılı insanlarla baş etmesi gerektiğini uzun zaman önce kavramıştım aslında. Yine de bana tavsiyede bulunan kişilerle paylaşabileceğim "Buyurun, bakın.
Ne kadar da çok yer kullanıyormuş"  şeklinde, bolca örnek içeren bir doküman olmasına gayret ettim. (Eksiklikler ve hatalar varsa da özür dileyerek, geri bildirimleri beklerim.)

Sunumun 15 ve 27. sayfaları arasında "PostgreSQL'i hangi kurum, şirketler tercih etmiştir?" sorusuna benim bulduğum yanıtları ve sunumu bu kimselere ithaf ediyor, bana bu süreçte yardımcı olan PostgreSQL Resmi E-posta Listesi (Türkçe) üyelerine de tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Sunuma buradan erişebilirsiniz.



13 Haziran 2012

Gnu/Linux Dağıtımları Arası Seçim

Gnu/Linux dağıtımlarında seçim konusunda kararsız kalanlara yol göstermek için muhtemelen uzun zamandır internette dolaşan iki bağlantı ile ben yakın zamanda karşılaştım. Pek bir şahanelermiş!

 1) http://linuxtoy.org/img/2012/05/os_guide.png
(Bağlantıda sorun yaşayanlar için alternatif: http://i.imgur.com/jy1BF.png )
 2) http://www.zegeniestudios.net/ldc/index.php?lang=tk
 
back to topEN YUKARI ÇIK