18 Ekim 2011

İzmir Güncesi (1) - Kahveci Ömer Usta

Konak'a yolum düştüğünde uğradığım, uğranmazsa olmaz birkaç yer var.
Kemeraltı, sıkma içecek satan yer (namıdiğer atomcu), Kızlarağası Hanı, Kahveciler Sokağı.. Bence hepsi ayrı ayrı yazıları hak edecek kadar değerliler.

Kızlarağası Hanı'nın yanında bulunan, 906 Sokak benim için Kahveciler Sokağı.
Daha girer girmez müthiş bir şekilde sizi kahve kokuları karşılıyor!
Fotoğraflara bakarak tenhalığına şaşırmayın. Pazartesi günü, akşama doğru gidildiğinden böyle bu sokak. Hafta sonu böyle görmek mümkün değil buraları.

Yer bulmak için, epey ayakta beklediğimi biliyorum. Kesinlikle bu eyleme değen bir sonuç ile karşılaşıyorsunuz tabii.

Buraları keşfetmeme yardımcı olan değerli arkadaşlarım, hafızamda yanlış kalmadıysa beni Deniz adlı bir yere götürmüşlerdi. Sunuşu vs ile tamamen başka bir kültür vardı.

Sonra sokakların labirent gibi oluşu sayesinde, ikinci gelişimde orayı bulamamıştım. Yolum böyle bir şekilde Kahveci Ömer Usta ile kesişti

Her gidişimde başka bir yer değil, burada boş bir yer arıyordum artık.
(Hafta içi şanslıyım tabii.)

Burada kahve cezvede değil, fincanda pişiyor, pişiyormuş. "Nasıl yani?" dedim. 
"Tam şu fotoğrafta olduğu gibi oluyor pişmesi." dediler.

Tam hesabı öderken sorduğum için o sırada ocakta kahve yoktu. "Bir sonraki gelişinize artık bekleriz bakmaya" dediler ama internette şöyle bir fotoğrafa denk geldim. O da Ömer Usta'da çekilmiş.

Damla sakızlı, şekerli! Her zaman verdiğim yanıt.
Kahve olurken, ben de birkaç fotoğraf çektim.


Gelen ünlüler ve basında çıkmış haberler süslüyor duvarları.


Kahve şahane!

Sürekli dert yandığım bir şey var. Damla Sakızlı Türk Kahvesi yapan çoğu yerin kahvesinde, damla sakızı kokusu geliyor sadece.

 Oysa burada damla sakızı taneleri geliyor insanın ağzına. :)



Bu arada ilginç bir haber. Tabii fotoğraf yine Kahveci Ömer Usta'nın önünde çekilmiş:
 Kahveciler Çığırtkanlık Yapmayacak!

Hafta sonu yolunuz buraya düşerse ve yer de bulursanız bence epey bir şanslısınız. Zira hafta sonu çalgıcılar, fasıl ekibi karşılıyor sizi. Kanun, ud ve keman çalan bir ekip geliyor, ben onları seviyorum epey. Lakin internette şöyle bir şeye denk geldim.

 Fasıl kısmı öyle güzel olduğundan kahveyi pek sevmezseniz eğer, çay, salep, limonata.. içmek için de burada soluklanabilirsiniz.

          3,5 lira olan Damla Sakızlı Türk Kahvesi, güzel bir fasıl hele de güzel bir sohbet ile paha biçilemez hale geliyor.

          O vakit yolu düşen herkese şimdiden afiyet olsun!

4 yorum:

!ÇİMDEN GELDİGİ GİBİ~~~ dedi ki...

Bizim iş yerindeki fırının üstünde kısık ateşte böyle yapıyoruz Sevgili Lipsum.
Cezvesiz sadece fincanla arkadaşım ilk yaptığında nasıl yani?? olmuştum.
Bu arada sayfanı yeni açmışsın.Güzel paylaşımlarla daha nice nice yazılar olsun.

Lipsum dedi ki...

Açıkçası ben bu yöntemi ilk duyduğumda "Nasıl yani? Fincan çatlamıyor mu?" diye epey şaşırdım. Hatta kahvem geldiğinde fincanı tutunca sanki elim yanacak gibi geldi. Oysa orada o kadar kahve içmiştim, fincan hiç öyle tutulamayacak kadar sıcak olmamıştı.

Bir de şöyle bir şeye denk geldim: http://www.vidivodo.com/215597/fincanda-kahve

İyi dilekler ve ilk yorum için çok teşekkürler. :)

korix dedi ki...

O zaman sana ikinci yorumda benden geliyor :) Kahvenin tadı cidden güzeldi fakat kahvenin üzerinde duran yaklaşık 1 cm lik köpük düşündürmüyor değil acaba içine karbonat mı koyuyorlar ki ??? =)

Lipsum dedi ki...

@korix: Fincanda kahve pişmesini merak ettiğim için oranın sahibi çift "İsterseniz nasıl piştiğine mutfakta bakabilirsiniz." demişlerdi.

O sırada ocakta kahve olmadığı için ve ben hesabı ödeyip, ayrılıyor olduğum için "Bir sonraki gelişinize bekleriz artık bakmaya" dediler.

O yüzden ben pek zannetmiyorum böyle bir şeyi. Yine de bir sonraki gidişimden sonra gözlemlerimden haberdar ederim. :)

Yorum Gönder

 
back to topEN YUKARI ÇIK